Yirminci yüzyılda buluş yarışları yapılırken, yirmi birinci yüzyıl yerini inovasyon yarışlarına bıraktı. Peki ikisi arasındaki fark nedir? Her şeyden önce 100 yıllık bir vizyon farkı var. Yeni araçlar, yüzlerce deney seçeneği o güne kadar icat edilmiş her şeyden daha çok yeni icadın önünü açıyordu. Şimdi ise araçların bir çoğu bulundu, artık sadece icat edilmişleri daha iyileştirmek, toplumu daha faydalıya dönüştürme ihtiyacı daha çok. Son yüz yılda nüfus 1,4 milyardan 7 milyara yaklaşarak yaklaşık 5 kat arttı. Kişi başına gelir 1.800 Dolardan 10.000 dolara çıktı. Dünya ekonomisi neredeyse 40 kat büyüdü. Ancak dengesizlik sorunu var. Dünyanın her yeri eş zamanlı kalkınmıyor. Kalkınan nasıl kalkındı sorusunu soracak olursak tabi ki temelinde icat yatıyor. Ancak icadın doğurduğu inovasyon sorunun doğru cevabı. Çünkü inovasyon toplumun dönüşümünü sağlıyor. İçinde yer alan icat ister yeni olsun, ister eski ama bir tane olmuyor! Harmanlıyor, icatları topluyor; zaten çok var, çok icat yapılmış. Topluma başka açılardan bakıyor, süregelen alışkanlıklarını alıp, yıkıp, yeni ezberleri bozuyor, yeni alışkanlıklar ve tabi ki fırsatlar yaratıyor.
içimden geldi yazdım. çok kişi farklı bilmez. bazıları icadı küçümsemişsin diyebilir. hayır daha büyük etki yaratmak istiyorsanız inovasyon peşinden koşun demeye getiriyorum, artık icat tek başına sadece itibar kazandırır…

